ANNE BOŞANDIKTAN SONRA VELAYETİNDEKİ ÇOÇUĞA SOYADINI VEREBİLİR Mİ?

Boşanmanın ardından çocuk veya çocuklarının soyadı durumu tartışılan ve merak edilen bir konu olmuştur. Yargıtay 2. Hukuk dairesi bu konuya verdiği kararla tarihi bir cevap verdi. Velayeti annede olan çocuğa annenin soyadını verebileceğine hükmetti ve Anayasa aykırı bir durum olmadığına karar verdi. Annenin çocuğa soyadını verememe durumu bu kararla ortadan kalmış oldu.

BOŞANMIŞ ANNE ÇOCUĞUNA SOYADINI VEREBİLECEK…

Yargıtay’ın verdiği bu emsal kararla beraber anne dava açarak velayet süresi boyunca kendi soyadını çocuğunu taşımasını talep edebilecektir.

Boşamaların ardından en sıkıntılı süreç ve durumlardan biri olan çocuğun babanın soyadı taşıması zorunluluğu anne çocuk arasındaki bağ ve ilişkinin bozulabilmesi ihtimali ve çoğu zaman babanın çoğu zaman çocuktan uzak yaşaması sebebiyle babanın soyadını taşıyan çocuğun gelişiminin olumsuz etkilenmesi durumuna karşı annenin soyadını taşıması bu kararla mümkün kılınmıştır.

Bu durumlarda yetkili Aile Mahkemesidir. Velayet süresi boyunca anne böyle bir istekle dava açabilecek. Fakat velayet süresi bitimi ve çocuğun erişkin olması durumu ile birlikte çocuk kendi adına dava açarak bu durumu talep etmesi gerekmektedir.

ANNENİN SOYADINI ÇOCUĞUN TAŞIMASI İLE İLGİLİ YARGITAY KARARI…

T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2018/1306 K. 2018/4719 Karar Tarihi: 09/04/2018 sayılı kararı şu şekildedir:

"...Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır." şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin 8.12.2011 tarihli ve E.2010/119, K.2011/165 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararı gerekçesinde, kadın ve erkeğin evlilik süresince ve evliliğin sona ermesinde eşit hak ve sorumluluklara sahip olmaları gereğine yer veren uluslararası sözleşme hükümlerine de atıf yapılmak ve eşlerin, evliliğin devamı boyunca ve boşanmada sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından aynı hukuksal konumda oldukları, erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını seçme hakkının kadına tanınmamasının, velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete göre ayırım yapılması sonucunu doğuracağı belirtilmek suretiyle itiraz konusu kuralın, Anayasa’nın 10. ve 41. maddelerine aykırı görülmesi nedeniyle iptaline karar verildiği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2015 ve 2013/3434 numaralı, 11.11.2015 tarih ve 2013/9880 numaralı, 20.07.2017 tarih ve 2014/1826 numaralı bireysel başvuru kararlarında ise; velayet hakkı tevdi edilen çocuğun soyadının kendi soyadı ile değiştirilmesi yönündeki talebin, velayet hakkı ve bu kapsamdaki yetkilerin kullanımı ile ilgili olması sebebiyle Anayasa'nın 20. maddesi kapsamında ele alınması gereken bir hukuki değer olduğunu, koruma, bakım ve gözetim hakkı veya benzer terimlerle ifade edilen velayet hakkı kapsamında, çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığını, eşlerin evliliğin devamı boyunca ve boşanmada sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından aynı hukuksal konumda olduğunu, erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını belirleme hakkının kadına tanınmamasının, velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete dayalı farklı bir muamele teşkil ettiğini, çocuğun bir aileye mensup çocuğun ve kamunun açık bir menfaati bulunmakla birlikte, annenin soyadının çocuğa verilmesinin söz konusu menfaatlerin tesisine olumsuz etkilerinin kesin olarak saptanması gerektiğini ve başvurulara konu yargısal uygulamaların ölçülü olduğunun kabul edilemeyeceğini belirterek, eldeki somut olaya benzer nitelikteki başvurulara konu yargısal kararlarda Anayasa’nın 20. maddesi ile birlikte değerlendirilen Anayasa'nın 10. maddesinde güvence altına alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar verilmiş, aynı kararlarında ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili mahkemesine gönderilmesini de kararlaştırmıştır.”

Yargıtay, kararın devamında çocuğun üstün yararı ilkesine vurgu yaparak velayet hakkına sahip annenin çocuğun soyadını değiştirmesine yönelik herhangi bir yasal engel bulunmadığını izah etmiştir. “... Somut olayda, velayet hakkına sahip davacı anne, soyadlarının farklı olmasından çocuğun rahatsız olduğunu ve anne ile aynı soyadını taşımak istediğini ileri sürmüş olup, davacı tanıkları da davalı babanın çocuğuna ilgisiz olduğunu, yaklaşık üç yıldır babanın çocuğunu görmeye gelmediğini, çocuğun birlikte yaşadığı anne ile aynı soyadını taşımamaktan rahatsız olduğunu, anne ile aynı soyadını taşımak isteğini sürekli dile getirdiğini, kendisini tanıtırken soyadını annenin soyadı olan "K." olarak ifade ettiğini beyan etmişlerdir. Çocuğun soyadının annenin soyadı ile değiştirilmesi halinde çocuğun üstün yararı bakımından ruhsal gelişiminin olumsuz etkileneceği ileri sürülmediği gibi, az önce açıklanan tanık beyanlarından çocuğun soyadının annenin soyadı olarak değiştirilmesinin çocuğun üstün yararına olabileceği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında; velayet hakkı tevdi edilen annenin çocuğun soyadının kendi soyadı ile değiştirilmesi yönündeki talebinin velayet hakkı kapsamındaki yetkilerin kullanımı ile ilgili olduğu, velayet hakkı kapsamında çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığı, aynı hukuksal konumda olan erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını belirleme hakkının kadına tanınmamasının velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete dayalı farklı bir muamele teşkil edeceği, evlilik birliği içinde doğan çocuğun taşıdığı ailenin soyadını, evlilik birliğinin sona ermesi ile kendisine velayet hakkı tevdi edilen annenin kendi soyadı ile değiştirmesini engelleyici yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, somut olayda söz konusu değişikliğin çocuğun üstün yararına da aykırı bulunmadığı ve çocuğun soyadı değişmekle kişisel durumunun değişmeyeceği dikkate alındığında, Anayasa Mahkemesi’nin benzer olaylarda verdiği hak ihlaline ilişkin kararları da gözetilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.”

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Kemer Hukuk Bürosu | Antalya Arabulucu | Kemer Avukat | Uluslararası Avukat | Antalya Avukat | Uluslararası Hukuk Bürosu | Antalya Hukuk Bürosu | Uluslararası Avukat