Basın iş kanununa göre basın iş sözleşmesi - Bölüm 1

a) Yapılması: Gazeteci ile işvereni arasında kurulan iş ilişkisi hizmet sözleşmesine dayanır. Bu sözleşme, işverene fikir işçisinden sözleşmede belirlenen iş türünde hizmet isteme hakkını vermektedir. Böylece işçinin hizmet alanını saptamakta ve işverenin bu alan dışında kalan hizmetleri fikir işçisinden talep etme olanaklarını ortadan kaldırmaktadır. Buna karşılık, basın çalışanına da sözleşme çerçevesi içinde kaldığı sürece işini iyi niyetle ve gerekli özeni göstererek yerine getirme zorunluluğu yüklemektedir (Orman 2000: 6).

İş sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiği Basın İş Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir (md. 4/1). Ayrıca kanunda yazılı sözleşmede yer alması gereken noktalar da şöyle açıklanmıştır: Yazılı akitte;

1-İşin türü,

2-Ücret miktarı,

3-Gazetecinin kıdeminin yer alması zorunludur (md. 4/2).

4-Gazetecinin iki yıllık mesaisi sonunda ücretinin yüzde kaç nispetinde arttırılacağı hususlarının mukavelede açık bir şekilde gösterilmesi şarttır.

İşin türünün ya da ücretin değişmesi durumunda bu hususların sözleşmeye derç edilmesi (eklenmesi) mecburidir (md./3).Bu yükümlülükleri yerine getirmeyen işveren para cezasına mahkûm edilir (md. 26).

Basın iş sözleşmesinin yapılışı işveren tarafından; feshi, fesheden tarafından Bölge Çalışma Müdürlüğüne, mülkiye amirliğine ve eğer gazeteci üye ise sendikasına, değilse en fazla üyesi olan mesleki teşekküle on beş gün içinde beyanname ile bildirilir. Beyanname mülkiye amirleri tarafından, gazetecinin kıdeminin tespiti için hemen bakanlığa bildirilir. Bunun gibi işverenlerin dönemsel yayında, çalışanların miktarını o iş yerinin kurulu bulunduğu mahal için iş kanunun uygulanmasıyla görevli makama yazılı olarak bizzat veya taahhütlü mektupla bildirilmesi mecburidir.

  1. b) Sona Ermesi

b-a) Sözleşmenin Fikir İşçisi Tarafından Feshi

Belirli süreli olmayan bir sözleşme gazeteci tarafından ihbar yolu ile feshedilebilir. Bunun için gazetecinin en az bir ay önce işverene yazılı ihbarda bulunması şarttır. Kanun bu halde gazeteciye bir hak tanımış değildir. Ancak gazeteci bir ay daha işyerinde çalışmak istemiyorsa, bir aylık ücreti tutarındaki tazminatı işverene ödeyerek sözleşmeden doğan ilişkiye hemen son verebilir. Sözü geçen ihbar süresi sözleşme ile uzatılabilse de kısaltılamaz. (içel/ünver kitle haberleşme hukuku, İstanbul 2009,s222

b-b) Sözleşmenin İşveren Tarafından Feshi

İşveren, kanunun 6.maddesi gereğince belirli fesih ihbar sürelerine uymak kaydı ile sözleşmeyi feshedebilir.

*Hizmet süreleri en az 5 yıl olan fikir işçilerinin sözleşmesinin feshi için tanınan süre 3 ay

*5 yıldan az hizmet süresine sahip gazetecilerin sözleşmelerinin feshedilmesi için uyulması gereken ihbar süresi 1 aydır.

Bahsedilen ihbar sürelerinin üzerinde süreler sözleşmede belirlenebilir. Ancak bu sürelerden daha az ihbar süreleri belirlenemez işveren ihbar sürelerine uymak istemediği durumda, ihbar sürelerine karşılığı olan ücret miktarını tazminat olarak gazeteciye ödeyerek sözleşmeyi feshedebilir.

11.maddeye göre işveren ihbar süresine uymak zorunda olmadan sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir. 11.maddenin 3.fıkrasına göre “vazifesinin ifasıyla ilgili hususlarda gazetecinin bilerek veya ağır ihmali neticesi olarak mevkutenin itibar veya şöhretine halel verecek fiil ve harekette bulunması hali işverene ihbar mühletini beklemeden iş akdini derhal feshetmek hakkını veren ağır sebeplerden sayılır. Demektedir. Bu sebeple iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda herhangi bir tazminat hakkı doğmaz.

b-c) Sözleşme İlişkisinin Diğer Nedenlerle Sona Ermesi

Belirli süreli basın iş sözleşmelerinde sürenin dolması halinde, sözleşme ilişkisi sona erer. Burada kanun fikir işçisine herhangi bir talep hakkı tanımış değildir.

Kanunun 17.maddesi mevkute yayının her ne sebeple olursa olsun tatil edilmesi halinde çalışanlar, yayının durdurulması tarihinden itibaren iki ay ücretini alırlar. Bu süre dolduktan sonra ise sözleşme sona ermiş sayılacaktır. Aynı maddeye göre, bu durumda gazetecilere tazminatları öncelikle ödenecektir. Bu tazminat da 6.madde esaslarına göre hesaplanacaktır.

Basın iş sözleşmesinin gazetecinin ölümü ile sona ermesi halinde eşi ve çocuklarına, bunlar bulunmadığı takdirde geçimi kendisine bağlı aile efradına, ölen gazetecinin aylık ücretinin üç mislinden az olmamak üzere kıdem hakkı tutarında ölüm tazminatı verilir. Bu tazminat kıdem tazminatı değil ve fakat kıdem hakkına göre belirlenen ölüm tazminatıdır. Bu doğrultuda bu tazminatın hesaplanması sırasında çalışanın mesleğe giriş tarihi dikkate alınmalıdır. Ölüm tazminatının ödenmemesi durumunda ağır para cezasına çarptırılır.(özek ç. Basın hukukumuza göre fikir işçileri ile işverenler arasındaki hukuki münasebet iü cilt xxxvııı-sayı1ı s97)

b-d) Sözleşmenin Tarafların Anlaşması ile Sona Ermesi

Basın iş sözleşmesinin tarafları olan gazeteci ve işveren anlaşmaları durumunda sözleşmeyi her zaman sona erdirebilirler. Sözleşmenin belirli ya da belirsiz süreli olmasının bir önemi yoktur.

b-e) Sözleşmenin Kendiliğinden Sona Ermesi

Belirli basın iş sözleşmeleri aksi kararlaştırılmadıkça fesih bildirimine gerek duyulmaksızın sürenin bitmesi ile kendiliğinden sona erer (Borçlar Kanunu md. 338). Kendiliğinden sona eren böyle bir sözleşmede gazeteciye kanun, işverene karşı herhangi bir talep hakkı vermemiştir. Borçlar Kanunu 339. maddeye göre, sözleşmede belirtilen sürenin dolmasına karşılık gazeteci çalışmaya, işveren de çalıştırmaya devam ederse sözleşme aynı süreyle ancak en fazla 1 yıl için yenilenmiş olur. Sözleşme ikinci kez aynı şekilde yenilenirse, sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli olarak kabul edilmeli ve buna ilişkin fesih kuralları uygulanmalıdır. Her ne sebeple olursa olsun yayının tatil edilmesi halinde çalışanlar tatil tarihinden itibaren 2 ay müddetle ücretlerini alırlar (Basın İş Kanunu md. 17/4). Aynı zamanda 17. madde gazetecilerin tazminatlarının tercihen ödeneceğini belirtmektedir. Borçlar Kanunu’nun 347. maddesinin 1. fıkrasına göre gazetecinin ölmesi durumunda basın iş sözleşmesi sona erer. 347. maddenin 2. fıkrasına göre de işverenin ölümü sözleşmeyi kendiliğinden sonlandırmaz (Şakar 2002: 94).

b-f) Deneme Süresi İçinde Derhal Fesih

Mesleğe ilk başlayan gazeteciler için deneme süresi en çok üç aydır. Bu süre içinde taraflar iş akdini ihbar müddetine ve tazminat yükümlülüğüne tabi olmaksızın feshedebilirler (md. 10/1).

b-g) Sözleşmenin Feshinde Usul ve Feshe İtiraz

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesine göre, işveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. İş Kanunu’nun 20. maddesine göre, hizmet akdi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Toplu iş sözleşmesinde hüküm varsa veya taraflar anlaşırsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür. Feshin< geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir. (http://edergi.marmara.edu.tr/maruid/article/viewFile/5000013310/5000013627-13/03/2015 s:21.00)

b-ğ) Geçersiz Feshin Sonuçları

4773 sayılı İş Güvencesi Kanunu’nun 13/D maddesine göre; İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az altı ay en çok bir yıllık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. İşçinin mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre içinde en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları kendisine ödenir. Bildirim süresine ait ücret işçiye peşin ödenmişse, bu tutar yukarıdaki hükümlere göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin olarak ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir. İşçi, kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren altı iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmazsa, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. Birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.(http://edergi.marmara.edu.tr/maruid/article/viewFile/5000013310/5000013627-13/03/2015 s:21.00)

Kıdemli Avukat Davut Terlemez
Güneş & Güneş Hukuk Bürosu
Avukat | Hukuk Bürosu | Arabulucu | Danışman